quid
  • Archives
  • Temmuz28th

    M. Night Shyamalan son derece kararlı bir yönetmen. Son çektiği uyarlama film “The Last Airbender” ile  aynı yolda hiç şaşmadan devam ettiğini gösteriyor.

    Bize bir kez daha bir film nasıl “harcanır” kanıtlamış oldu.

    Read More | Comments

  • Temmuz6th

    “The Imaginarium of Doctor Parnassus” adlı film bu senenin nisan ayında vizyona girmişti. Ancak dün izleme fırsatı bulabildim.

    Filmin konusu hakkında fazla bir şey söylemeyelim. Çünkü seyrettikçe konusunu size açan bir  Terry Gilliam filmi bu. Aslında senaryodaki ilginç yanlardan birisi bu. Genelde bir filmin ilk yarısında karakterlerin geçmişini ve konuyu anlarsınız. İkinci yarıda ise , olayların nasıl çözümleneceğini öğrenirsiniz. Ancak “The Imaginarium of Doctor Parnassus” düğümlerin çözümlenmesini karakterlerin geçmişlerini öğrenmemize bağladığı için film bir nevi ters yüz olmuş durumda.

    Read More | Comments

  • Temmuz5th

    Son birkaç yılda yerli dizilerde patlama yaşandığını inkar etmek imkansız. Bizim kanalların her birinden dizi fırlıyor. Öyle her kanalda bir dizi de değil. Her birinde 2-3 tanesinin yeni sezonları gelirken , yeni başlayan bir o kadar da dizi oluyor. Böylece neredeyse her akşam , her kanalda bir dizi yayınlanmış oluyor.

    Bu durumun olumlu yanları var tabii. İşinden gücünden gelen insanlar kafa yormayı gerektirmeyen bu dizileri izleyerek günün yorgunluğunu atabilir mesela. Bunun dışında oyunculara da büyük nimet. Piyasada bu kadar çok dizi olunca neredeyse tüm televizyon , sinema ve tiyatro oyuncuları buralarda kendilerine rol buluyorlar. Işıkçı , setçi vs. derken bayağı bir istihdam yaratıyor bu diziler nereden baksanız.

    Read More | Comments

  • Temmuz1st

    Yazıya uzun uzadıya bir giriş yapmaya gerek görmedim. Sorun başlıkta açık değil mi? Evet. Nedir bu popüler kültür?

    Popüler olan , fazla kişi tarafından tanınan şeydir diye düşünüyorum. Türk Dil Kurumu da buna benzer bir tanım yapmış;

    Read More | Comments