quid

Haziran13th

No Comments

İnsanın “bilmek” istediği aşikardır. Bilinmezliğe son vermek… Her şeyi aydınlatmak…

Kişinin hayatındaki en büyük gizemlerden birisi de gelecektir!

Bu bilinmezliğe son vermek için insanlığın en estetik girişimi “Fütürizm” …

Geleceğin kapılarını aralayan en etkili alan bilimdir aslında. Ne var ki fütürizm kendisine sanatta çıkış noktası buldu. Tabii diğer branşlardaki etkisi göz ardı edilemez ancak en etkili olduğu yer sanat…

Sanatın belki de en geniş kitleye ulaşabilen dalı ise sinemadır. Bugün fragmanını izlediğim Christopher Nolan filmi biletini aldığım filmden daha çok heyecanlandırdı beni. Adı ‘Inception’. Bu ‘gelecekçi’ bir film midir bilemiyorum. Ama gelecekle ilgili ortaya koyduğu fantezi iliklerine kadar fütüristik! Çünkü Nolan’ın filminde insanların rüyalarına müdahale edilebiliyor. Aslında bunun bir benzerini Azınlık Raporu’nda seyretmiştik. Orada suçları daha işlenmeden yakalayabilmek için bir teknoloji geliştirilmişti. Burada da insan zihnine bir yolculuk söz konusu. Ancak bu kez çok daha tehlikeli bir diyar olan rüyalara… Beni cezbeden kısmı da burası oldu. Çünkü rüya kavramının tabiri yerindeyse bir ayağı bilimde bir ayağı ise metafizik evrendedir.

Inception , ‘başlangıç’ anlamına geliyor. Neden böyle bir isim seçildiği hakkında bir fikrim yok. Umarım seyredince adının anlamıyla da bizi şaşırtır. Filmle ilgili bir diğer can alıcı nokta ise , oyuncular… Leonardo DiCaprio , Michael Caine , Ken Watanabe , Ellen Page. Bunun yanında Nolan , filmin müzikleri için bir kez daha en sevdiği kompozitörüyle anlaşmış görünüyor ; Hans Zimmer.

Christopher Nolan’ın son yıllarda başarısız yapımı yok gibi bir şey. Bakalım Inception sayesinde gelecekle ilgili merak ettiklerimize yeni bir pencere açılacak mı?

No related posts.

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış.

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. Geri İzleme URL'si.

Yorum yapın

Yorumu gönderebilmek için soruyu yanıtlamalısın:

RSS