Tarla Kuşuydu Juliet…
Bir süredir Şehir Tiyatorları’nda , oynanan komediyi kısa süre önce seyretme imkanı buldum.
Yazar Ephrahim
Kishon… Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nde seyrettiğim oyunun yönetmeni ise , Engin Alkan. Ayrıca Romeo ve Rahip Lorenzo rollerini de üstlenmişti Alkan. Juliet ve dadi olarak seyrettiğimiz Özlem Türkad , Sheakspare rolüyle Çağlar Çorumlu ve Romeo-Juliet’in kızı-Lükretia olarak Murat Bavli kadroyu tamamlıyor.
Oyunun konusundan haberdar olmayanlar için bahsedelim. Senaryo Sheakspeare’in ünlü oyunundan sonra alternatif bir gerçeklikte yaşanmaktadır. Kurguya göre , oyunnun sonunda iki kahraman ölmemiştir ve evlenmişlerdir. Lükretia adında sorunlu ve ergenlik döneminde bir kızları vardır. Tiyatronun orjinal sonuna göre , her şey çok daha iyi gözükse de oyunu izledikçe fikrinizi değiştireceksiniz. Konu hakkında daha fazla bilgi vermeyelim ki heyecanını kaçırmayalım. Çünkü bir süre sonra Sheakspeare’in mezarından fırlayıp gelmesiyle işler iyice sarpa saracak.
Kishon , İngiliz yazarın eserindeki tüm karakterleri alıp günlük hayata indirgemiş ve tadından yenmez bir oyun ortaya çıkmış. Tabii bu durumu sadece yazara bağlamak yanlış olur. Çünkü yukarıda saydığım oyuncu kadrosu olmadan oyun bu kadar eğlenceli olur muydu bilmiyorum. Tarla Kuşuydu Juliet oldukça hareketli bir oyun ve bundan sonra oyunu sergileyenlerin katkılarından bahsedelim.
Oyunu aynı anda izlemeniz , duymanız ve ilginçtir koklamanız mümkün ! Dekor , mutfak şeklinde düzenlenmiş. Ancak bir süre sonra anlıyorsunuz ki bu aslında bir dekor değil. Çünkü oyuncular performans boyunca gerçekten yemek yapıp yiyorlar ve kokusu salonu dolduruyor. Hatırladığım kadarıyla oyuncular spagetti , pizza ve kremalı pastayla aşçılıklarını sergilediler.Oyun üç duyunuza birden hitap ediyor ve sahnenin dışına çıkıp seyirciyle diyaloğa giren sanatçılar sayesinde sizi tamamen kendine bağlıyor. Kostümler ve makyaj hakkında fazla bir şey söylemeye gerek yok diye düşünüyorum. Ekip bu konularda gayet iyi iş çıkarmış. Tüm bunların dışında Şehir Tiyatroları’nın programına baktığınızda oyunun adının yanında ( M.O. ) yazdığını göreceksiniz. Performans sırasında geçişler müzikle sağlanıyor ve sanatçılar bu noktada oyunculardan müzisyenlere dönüşüyorlar. Şarkılardan iki tanesinin söz-müziği Alkan’a ait. Bu noktada sahnenin küçüklüğü nedeniyle biraz rahatsız edici oluyordu ses. Çünkü enstrüman olarak elektro gitar ve davul ağırlıklıydı. Yine de müziklerin seçimi oyunun hareketli yapısına uyumluydu.
Oyunculuklar hakkında yorum yapacak durumda değilim. Bana kalırsa herkes başarılıydı. Ama favori karakterlerim Sheakspeare ve Peder Lorenzo idi. Çağlar Çorumlu’nun performansını ise , ayrıca tebrik etmeliyiz diye düşünüyorum.
Tüm bunların dışında yetişkin olmayan tiyatro severler için bel altı esprilerin oyunda mevcut olduğunu söyleyelim. Tarla Kuşuydu Juliet , birçok yönden başarılı bir oyun olmuş. Teyzemin sayesinde birkaç hafta önce seyrettiğim oyun bildiğim kadarıyla hala sergileniyor. İnternet üzerinden bilet ayırma imkan var Biletix’in ve Şehir Tiyatroları’nın fiyatları son derece uygun. Kolayca bakabileceğiniz oyun programına bir göz atın ve bir hafta sonunuzu tiyatroya ayırın derim. Gülmek için itici güce ihtiyacınız varsa Tarla Kuşuydu Juliet tam da size göre bir seçim olabilir. Çünkü oyun amacına ulaşıyor ve sizi, burnunuzda yemek kokuları , yüzünüzde kocaman bir gülümsemeyle uğurluyor.
No related posts.

