quid
  • Featured Content
  • Ağustos27th

    Birkaç hafta önce hava alanında oturmuş uçağımı bekliyordum. Herkes bir köşede oturmuş ya müzik dinliyor ya da cep telefonunu kurcalıyordu. Bir takım insan hariç… 6-10 arası yaş grubuydu bunlar! Ne zaman , nasıl olduğunu anlamadan birbirini tanımayan yaklaşık 7 tane çocuk oyun oynamaya başladılar. Bir süre sonra yetişkinlerin uyarmalarına da kulak asmayan ufaklıklar uçak inene kadar kendilerine ait küçük bir topluluk oluşturmuştu bile.

    O an aklıma geldi de; galiba çocuklar “sivil örgütlenme bilinci” en gelişmiş varlıklar. Bu kadar kısa sürede örgütlenip çevrenin baskılarına rağmen kendi istediklerini yapma gücüne sahip başka kimi tanıyoruz ki? Nasıl oluşabilirdi böyle bir bilinç?

    Read More

  • Temmuz28th

    M. Night Shyamalan son derece kararlı bir yönetmen. Son çektiği uyarlama film “The Last Airbender” ile  aynı yolda hiç şaşmadan devam ettiğini gösteriyor.

    Bize bir kez daha bir film nasıl “harcanır” kanıtlamış oldu.

    Read More

  • Temmuz6th

    “The Imaginarium of Doctor Parnassus” adlı film bu senenin nisan ayında vizyona girmişti. Ancak dün izleme fırsatı bulabildim.

    Filmin konusu hakkında fazla bir şey söylemeyelim. Çünkü seyrettikçe konusunu size açan bir  Terry Gilliam filmi bu. Aslında senaryodaki ilginç yanlardan birisi bu. Genelde bir filmin ilk yarısında karakterlerin geçmişini ve konuyu anlarsınız. İkinci yarıda ise , olayların nasıl çözümleneceğini öğrenirsiniz. Ancak “The Imaginarium of Doctor Parnassus” düğümlerin çözümlenmesini karakterlerin geçmişlerini öğrenmemize bağladığı için film bir nevi ters yüz olmuş durumda.

    Read More

  • Temmuz5th

    Son birkaç yılda yerli dizilerde patlama yaşandığını inkar etmek imkansız. Bizim kanalların her birinden dizi fırlıyor. Öyle her kanalda bir dizi de değil. Her birinde 2-3 tanesinin yeni sezonları gelirken , yeni başlayan bir o kadar da dizi oluyor. Böylece neredeyse her akşam , her kanalda bir dizi yayınlanmış oluyor.

    Bu durumun olumlu yanları var tabii. İşinden gücünden gelen insanlar kafa yormayı gerektirmeyen bu dizileri izleyerek günün yorgunluğunu atabilir mesela. Bunun dışında oyunculara da büyük nimet. Piyasada bu kadar çok dizi olunca neredeyse tüm televizyon , sinema ve tiyatro oyuncuları buralarda kendilerine rol buluyorlar. Işıkçı , setçi vs. derken bayağı bir istihdam yaratıyor bu diziler nereden baksanız.

    Read More

  • Temmuz1st

    Yazıya uzun uzadıya bir giriş yapmaya gerek görmedim. Sorun başlıkta açık değil mi? Evet. Nedir bu popüler kültür?

    Popüler olan , fazla kişi tarafından tanınan şeydir diye düşünüyorum. Türk Dil Kurumu da buna benzer bir tanım yapmış;

    Read More

  • Haziran13th

    İnsanın “bilmek” istediği aşikardır. Bilinmezliğe son vermek… Her şeyi aydınlatmak…

    Kişinin hayatındaki en büyük gizemlerden birisi de gelecektir!

    Read More

  • Nisan9th

    Leverage

    Posted in: Blog

    Tnt’nin 2.sezonunu tamamlayan dizisi Leverage…

    Türkiye’de cnbc-e sayesinde ilk sezonu yayınlanan dizi oldukça başarılı.

    Read More

  • Mart27th

    Bugün seyrettiğim kısa-animasyon film iki çiçeğin öyküsünü anlatıyor. Birisi yaşlı ve soyunun tek örneği , diğeri ise genç ve meraklı… Bu ikilinin monoton hayatı bir ziyaretçinin yakınlarına gelmesiyle değişiyor.

    Descendants ( nesiller ) isimli 14 dakikalık animasyon , Heiko van der Scherm ve Holger Schoenberger isimli iki öğrencinin diploma projesi. Filmin hikayesi oldukça başarılı. Yan yana yaşayan bu iki çiçeğin , tercihleri , geçmişleri ve en önemlisi de kişilikleri geleceklerini etkiliyor. Ancak tüm film bu etkenlerin üzerine kurulu olmasına rağmen hiçbir şeyin bunlara bağlı olmadığını öğreniyoruz.

    Read More

  • Mart24th

    Birkaç gün önce rastladığım bir haberi paylaşmak istedim;

    George Lucas’ın efsanevi Star Wars serisi, İngiltere’de sosyal bir soruna neden oldu. İngiltere eşitlik yasalarına göre her inanç din sayılıyor. Buna karşın hala “Star Wars” (Yıldız Savaşları) havarilerinden kapüşonlarını çıkarmaları isteniyor. CNN TÜRK’in haberine göre İngiltere’nin Southend bögesi Jedi şövalyesi olan 31 yaşındaki Chris Jarvis gittiği iş bulma bürosunda kendisinden başındaki kapüşonu açması isteninince bunu reddetti. Daha sonra büronun müdürü “dinine ya da inançlarına” saygısızlık yaptığı için Jarvis’ten özür diledi. Ama bir Jedi şövalyesi olarak hayatını adalet ve medeniyet için mütemadiyen mücadele vermeye adamış olan Jarvis, bu özrü burun kıvırarak geri çevirdi ve bu ayrılıkçı uygulamaya karşı kesin  ve büyük zaferi kazanmak için mahkemeye gitme kararı aldı. Jarvis, “Ben bir Star Wars havarisiyim. Bu da Jedi’ın yolundan gitmek anlamına geliyor. Mahkemeye gitme nedenim kapüşonumla başımı örtmek istemem ve dinimin de buna izin veriyor olmasıdır” dedi. Şimdi Jarvis ve diğer Jedi’lar mahkemelerde Jedism’in de bir din olarak görülüp, aynı kategoriye dahil edilmesi için hukuk savaşı vermeye hazırlanıyor.

    http://www.haberturk.com/kultur-sanat/haber/502214-ingiliz-jedilar-kapson-hakki-istiyor

  • Mart17th

    Çılgın Kalp

    Posted in: Blog

    Jeff Bridges ve Maggie Gyllenhaal’ın baş rollerini paylaştığı Crazy Heart izlemeye geçen günlerde fırsatım oldu. Birdges’a en iyi erkek oyuncu oscar’ını kazandıran bu filmi merak etmemek elde değil.

    Çoğunlukla “country rock” üzerine kurulu bir film Crazy Heart ( Çılgın Kalp ) . Bu tarzda müzik yapan kariyeri baş aşağı giden Bad Blake’in( Jeff Bridges ) hayatının bir dönemini ve kendini toparlamasını anlatıyor bize film. Alkol sorunu olan , hayatla hiç de barışık olmayan Blake , muhabir Jean Craddock ile röportaj yapınca hayatı değişmeye başlayacak.

    Read More